
DÜNYADA BÜYÜK İTİBAR KAYBEDEN TÜRK SPORU GÖZ GÖRE GÖRE ATEŞE ATILDI
Facia geliyorum dedi
Kişisel hesaplaşmalar çöküşün ilk sinyalleriydi. Karşılıklı suçlamalar birbiri ardını izledi. Cazip ödül yönetmeliği dengeleri alt üst etti. Bundan yararlanmak isteyen sporcular dopinge yöneldi. Bilinçsiz ilaç kullanımı, bilgisizlik, eğitimsiz antrenörler de patlayan skandallara tuz biber ekti. Doping kontrollerinin sıklaşması, Türkiye'deki organizasyonların da takibe alınması kaçış yolu bırakmadı
HABER YORUM / CEMAL ERSEN
Sporda kişisel hesaplaşmalar, cazip ödül yönetmeliği, Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin dopinge savaş açması, Hacettepe Üniversitesi Doping Kontrol Merkezi'nin uluslararası akreditasyonu almasıyla sıklaşan yerel kontroller, bilinçsiz ilaç kullanımı ve cehalet, son bir yılda Türk sporunun büyük itibar kaybetmesine yol açtı.
Geçen yıl Atina'da halterci Şule Şahbaz'ın müsabaka öncesi yapılan doping kontrolünde sonucun pozitif çıkmasıyla başlayan süreç, milli atlet Süreyya Ayhan'ın WADA tarafından yapılmak istenen doping kontrolüne girmemesiyle ivme kazandı.
Atina olimpiyatında elde edilen başarılarla altın çağını yaşayan halterde federasyon başkanlığı seçimi, gerek milli takım sporcuları gerekse antrenörler arasında kamplaşmaya yol açtı. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve eski olimpiyat şampiyonu halterci Naim Süleymanoğlu tarafından desteklenen halter hakemi Hasan Akkuş, başkan Kenan Nuhut'a rakip oldu ve seçimi kazandı. Bu dönemde Nuhut'un yanında yer aldığı iddia edilen Halil Mutlu ile milli takım antrenörü Cafer Topçu yeni ekip tarafından dışlandı. Halil Mutlu'nun antrenman niyetine katıldığı Avrupa Şampiyonası'nda dopingli yakalandığının açıklanması tüm dünyada şaşkınlık yarattı. Mutlu'nun "Komploya uğradım" açıklaması halter camiasında yaşanan iç savaşın kanıtı oldu. Eylül ayı başında WADA temsilcisi tarafından kontrole alınmak istenen, ancak yerlerine acemice bir organizasyonla "dublörleri" sokulmaya çalışılan 4 halterci nedeniyle federasyona verilen faaliyetleri durdurma cezası bardağı taşırdı.
Vücut geliştirme başrolde
Süreyya Ayhan'ın WADA doping kontrolü kurallarını ihlal etmesiyle gündeme gelen atletizmde Tezeta Dangerse'nin Avrupa Salon Şampiyonası sonrası yapılan kontrolünde dopingli yakalanması tepki topladı. İslam Oyunları'nda milli yüzücü Genco Uçan da yasaklı ilaç kullananlar kervanına katıldı. Vücut geliştirme branşı ise tam 20 sporcuyla doping olayında başrolü oynadı.
Sporcuları doping yapmaya yönelten, antrenörlerinin de bu yolu teşvik etmesine yol açan en önemli faktör ödül yönetmeliğinin cazibesi oldu. IOC'nın (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) son dört yıldır dopinge savaş açması ve çok ciddi yaptırımlar getirmesi bu ahlak dışı eylem ile daha sık karşılaşılmasına yol açtı. Dünya Anti Doping Ajansı'nın (WADA) faaliyete geçmesiyle müsabaka dışında da yapılmaya başlanan kontroller çok sayıda sporcunun ilaçlı yakalanmasını sağladı. Tarafsız numune alıcılarının görevlerini hiçbir duygusallığa kapılmadan yapması da halterdeki son skandalı ortaya çıkardı.
H.Ü. Kontrol Merkezi'nin uluslararası akreditasyonu almasından sonra yurt içi müsabakalar ve antrenmanlarda yapılan kontroller yoğunlaştı. Özellikle Türkiye şampiyonalarında zorunlu hale getirilen doping kontrolü caydırıcı oldu. Bilinçsiz ilaç kullanımı ve bilgisizlik ise doping skandallarının yaşanmasında önemli bir faktör olarak saptandı. Buna antrenör düzeyinde gerekli eğitimin verilmemesi de eklenince Türkiye'de doping olayları patladı.
Yüzmede yeni şok
Türkiye Şampiyonası'nda Fenerbahçeli Sibel Piroğlu'nun doping yaptığı belirlendi. B numunesi de pozitif çıkarsa, Sarı - Lacivertli takım yerine Galatasaray şampiyon olacak
Türkiye'yi sarsan doping skandallarına bir yenisi de yüzmede eklendi.
Geçtiğimiz ağustos ayında yapılan Türkiye Yaz Yüzme Şampiyonası sırasında rekor kıran yüzücülere uygulanan testlerde, Fenerbahçeli Sibel Piroğlu'ndan alınan numunede yasaklı "nandrolone" maddesine rastlandı. Şampiyonada bayrak yarışlarında iki rekor kıran, ayrıca üç üçüncülük ve bir beşincilik alan Piroğlu'nun itirazı halinde açılacak B numunesinin de pozitif çıkması halinde tüm puanları silinecek.
Bu durumda, Açık Yaş şampiyonluğu el değiştirerek Fenerbahçe'den ezeli rakibi Galatasaray'a geçecek. Federasyon'un Piroğlu'ndan savunmasını ve B numunesinin açılmasıyla ilgili kararını beklediği öğrenildi.
'Onurumuz sarsıldı'
ÖNDER YILMAZ
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, taciz ve doping skandallarının ardından Uluslararası Halter Federasyonu'nun Türkiye Halter Federasyonu'nun tüm faaliyetlerini askıya almasını, "Türkiye'nin uluslararası itibarına ve milletin onuruna gölge düşürdüler" ifadeleriyle yorumladı.
Olayın sorumlularının gerekli cezayı alması için Başbakanlık Teftiş Kurulu'nu harekete geçireceğini kaydeden Şahin, "Halter Federasyonu Başkanı, yöneticileri, hocaları ve sporcularının Uluslararası Antidoping Ajansı'nın ne kadar kararlı olduklarını artık görmeleri gerekiyor. Bu olayda ciddi ihmali bulunan sorumlular hakkında inceleme başlatacağız. Türkiye'nin itibarı için hiçbir tedbiri almaktan çekinmeyeceğiz. Milletin onuru her şeyin üstündedir. Buna gölge düşürenler tespit edildiğinde, bulundukları yerde duramayacaklar" diye konuştu. Bakan Şahin, Macaristan'ta Dünya Halter Federasyonu'nun Başkanı Tomas Ajan ile temas kuracağını, Türkiye'nin yapacağı savunmanın dikkate alınmasını isteyeceğini belirtti, 'Ama bu asla bizi affedin' konuşması olmayacak" dedi.
'Görevimi yaptım'
Sporda yaşanan doping olaylarında adı hep gündeme gelen WADA görevlisi Serap Yücel, "Görevimi layıkıyla yaptım. Kimse konuyu farklı noktalara çekmesin" dedi. Halterde yaşanan son skandalın ardından görevinden ayrılan Yücel, "Bu konularda konuşmam. Böyle bir yetkim de yok. Bırakmamın nedenleri farklı. Son olayların etkisi yok" diye konuştu.
Taylan yıkıldı
Olİmpİyat şampiyonu bayan halterci Nurcan Taylan son olaylara isyan etti. IWF'nin, Türkiye Halter Federasyonu'nun faliyetlerini askıya almasını değerlendiren Taylan, "Dünya şampiyonasına iddialı hazırlanıyordum. Çok iyi durumdaydım. Rekorlar kırıp, altın alacaktım. Bu karar beni şoke etti. Emeklerime yazık oldu. Bu haksızlığı kim telafi edecek?" dedi.
Üç ay ceza aldılar
Halter Federasyonu, müsabaka dışı doping kontrolünde hazır bulunmayan beş halterciye, soruşturma sonucunu beklemeden üçer ay ceza verdi. Karar sonrası Taner Sağır, Reyhan Arabacıoğlu, Bünyamin Sudaş, Ferit Şen ve Sedat Artuç, federasyonun hiçbir faaliyetinde yer alamayacaklar. Teftiş Kurulu'nun 10 gün sürecek soruşturmasının ardından sporcuların ayrıca cezalandırılacağı kaydedildi.
Minder de çöküyordu!
>AYŞE YEŞİN
5-10 Temmuz'da Litvanya'da yapılan Dünya Gençler Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda mücadele eden Hakan Topçu'nun dopingli olduğu belirlendi. Milli takım kampında numunesi alınan Topçu'nun "Frosemide" adlı maddeyi kullandığı, sonuçlar federasyona geç ulaştığı için Litvanya'ya götürüldüğü öğrenildi. Dereceye giremeyen Topçu, Litvanya'daki kontrole alınmadığı için Türkiye bir doping skandalı daha yaşamaktan kurtuldu.